Facebook Sayfamızdan Bizi Takip Edebilirsiniz. 

Anne Babaların Çocuklarına Karşı Takındıkları Tutumlar

Anne baba tutumları, çocukların yeteneklerini pekiştirmede önemlidir (O'Brien vd. 1995). Anne baba tutumları çocukların mutluluklarını, sosyal yeterliliklerini, akademik performanslarını, psikolojik gelişimini ve davranış problemlerini etkilemektedir.

Anne babaların çocuklarına yönelttikleri tutumlarının sağlıklı olması, büyük ölçüde onların kendi içlerinde barışık, dengeli, huzurlu ve birbirlerine karşı sevgi ve saygı göstermelerinden kaynaklanmaktadır. Ancak anne babaların çocuklarına karşı tutumları her zaman sağlıklı olmayabilir. Bazı anne babaların kendi çocukluk yıllarında baskılı ya da aşırı gevşek bir tutum içinde büyümeleri, parçalanmış ailelerden gelmeleri, eşlerinde aradıkları mutluluğu bulamamış olmaları, genç yaşta veya planlamadıkları bir zamanda ya da ekonomik sıkıntı çektikleri bir dönemde anne baba olmaları gibi çeşitli nedenler, çocuklarına karşı olumsuz tutum geliştirmelerine neden olabilmektedir.
Anne baba tutumlarını kültürel etmenler, anne babanın yetişme biçimi, anne baba arasındaki ilişkiler, ailenin sosyoekonomik durumu, çocuğun yaşı ve cinsiyeti gibi etmenler etkileyebilmektedir. Ayrıca ailenin sosyodemografik özellikleri, çocuk gelişimine ilişkin bilgi düzeyleri ve çocukların bireysel özellikleri de anne baba tutumlarını etkilemektedir.
Anne babaların çocuklarına karşı takındıkları tutumları şu başlıklarda gruplandırılabilmektedir:
 Mükemmeliyetçi-Yetkinci Tutum: Bu tutumdaki anne babalar, çocuktan başarılı olması için aşırı beklenti içindedir. Çocuklarının diğer çocuklardan başarılı olmasını isterler ve çocuklarını sürekli başka çocuklarla kıyaslama yaparlar. Çocuğun göstermiş olduğu başarıdan yetinmezler, sürekli olarak nasıl daha başarılı ya da yeterli duruma gelebileceğini anlatırlar. Çocuktan beklentileri genellikle çocuğun yaşına, gelişim düzeyine, yeteneklerine uygun ve gerçekçi değildir. Yetkinci anneler kendi yaşantılarında da yetkinci bir eğilim gösterirler ve her işte mükemelliyetçilik ararlar.
 İlgisiz ve Reddedici Tutum: Çocuğa yönelik denetim, ilgi ve gereksinimlerine karşı gösterilen tepki çok düşüktür. İlgisiz anne-babalar çocuklarına yeterince zaman ayırmazlar, çocuk için gerekli çabayı göstermezler ve çocuğu işleri için bir engel olarak görürler. Çocuk çeşitli nedenlerle istenmez. Reddetme bir anlamda çocuğun sağlık hizmetlerini aksatarak, ona düşmanca duygular beslemek olarak tanımlanabilir. Bu ortamdaki çocuk, yardım duygusundan uzak, sinirli, duygusal kırgınlıkları olan, diğerlerine özellikle de kendinden küçük ve zayıflara karşı düşmanca duygulara sahip birey olabilir.
 Aşırı Koruyucu Tutum: Anne babanın aşırı koruması, çocuğa gerektiğinden fazla kontrol ve özen gösterilmesi anlamına gelir. Koruyucu tutumla büyütülen çocuklar bağımlı, özgüven duygularından yoksun ve zayıf bir kişilik geliştirirler. Kendi başlarına karar verme ve hareket etmede güçlük çekerler ve sosyal ilişkileri zayıf olur. Sorumluluk almak istemezler, kendilerini kanıtlamaları zordur ve sorunlarla başa çıkamazlar.
 Aşırı Hoşgörülü Tutum: Hoşgörülü stilde, anne babalar ne otoriter davranışlar sergilerler, ne de çocuklarını zorla kontrol ederler. Çocuklarının tepki ve eylemlerini davranışlarını kabul ederler. Çocuklara kendi kararlarını uygulamaları için izin verilir. Bu anne ve babalar davranışlar ve disiplin hakkında esnek fikirlere sahiplerdir. Serbest tutumda, çocuğa sayısız haklar tanınmıştır. Çocuğun davranışlarına sınır çekilmez ve çocuk da kurallara uymaz. Bu tutumla yetişen çocukların okula karşı ilgisiz, inatçı ve saldırgan oldukları görülür.
 Dengesiz ve Kararsız Tutum (Tutarsız): Bu tutumda sınırlar yeterince katı ve tutarlı değildir. Uygulanan yöntemde süreklilik olmaması sonuçların geç alınmasına ya da çocuk için daha acı verici olmasına neden olmaktadır. Bu tutum içerisindeki çocuklar anne ve babalarını deneme ve onlardan intikam alma eğilimi içerindedirler. Anne ve babalar net mesajlar vermezler, çocuğu problem durumundan haberdar etmezler, seçenekleri sınıflandırmayı ve mantıklı çözüm yolları kullanmayı başaramazlar. Bu tutum anne-babanın görüş ayrılığından ileri gelebileceği gibi, anne-babanın kendi içinde meydana gelen değişken tutumlarından da kaynaklanabilir. Kendi içinde çelişkili bir tutum sergileyen ebeveyn, çocuğun herhangi bir davranışı karşısında birgün özendirici bir tutum izlerken, bir başka gün aynı davranışı cezalandırabilmektedir. Dengesiz ve kararsız tutumla büyüyen çocuk, nasıl davranacağını bilemez ve davranışlarının doğruluğu veya yanlışlığı konusunda bir yargıya ulaşamaz. Davranışının hangi sınıfta yer alacağı, anne-babanın ruhsal durumuna bağlıdır. Bu da çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkiler. Çocukta iç çatışmaların, huzursuzlukların, dengesiz ve tutarsız bir kişiliğin oluşmasına neden olur. Ebeveynlerin çocuk yetiştirme konusunda tutarsızlık içinde ve çocukla etkileşimde duygusal yoğunluk içinde bulunmaları, çocuklarda davranış problemlerine, çocuk üzerinde olumsuz etkilere, bir işi sürdürememesine, egosunu kontrol etme ve gerektiğinde esnetme gibi zorluklarla karşılaşmasına neden olur.
 Baskıcı ve Otoriter Tutum: Otoriter stilde, anne babalar çocuklarının kendilerine itaat etmelerini isterler. Onlar için uyumlu ve itaatkâr olmak önemlidir. Çocuklarının kendilerine uygun olmayan fikir ve davranışlarını red etme eğilimindedirler. Çocuktan yetişkinin dünyasını sorgulamadan kabul etmesi beklenir. Bu anne babalar disiplin ve davranışlar hakkında bazı katı fikirlere sahiptirler ve bu fikirleri çocuklarıyla tartışmaya açık değildirler. Bu tutum sinirli, gergin, saldırgan bir çocuğun ortaya çıkmasını sağlar. Otoriter tutumda, çocuk sürekli bir denetim ve baskı altındadır. Ana-baba çocuktan kurallara sıkı sıkıya uymasını bekler ve bu tutumda ceza ön plandadır.
 Demokratik Tutum: Etkili çocuk eğitiminin kararlılık ve saygı arasında bir denge gerektirdiği gerçektir. Cezacı yaklaşım katı ama saygılı değil, serbest yaklaşım saygılı ama kesinlikten yoksundur. Her iki aşırı uç da problem çözmenin kazanma-kaybetme yöntemine ve öğrenme ile ilgili yanlış bazı inançlara dayanmaktadır. Her iki yaklaşım da sorumluluk kazanmayı öğretememekte ve temel amaçlarımıza ulaştırmayı başaramamaktadır. Ceza ve serbestliğin aşırı uçlarına alternatif olabilecek yöntem demokratik tutumdur.Ailenin tutumu sevgi ve bağımsızlık üzerine kurulmuştur. Çocuğa söz hakkı tanınır, kararlarına saygı duyulur ve onunla işbirliğine girilir. Çocuğun yaşı ne olursa olsun aile onun ayrı bir kişilik olduğunun bilincindedir. Doğrular öğretilirken sevgi ile otorite birlikte kullanılır. Demokratik stilde, anne babalar çocuklarına taleplerinin gerekçelerini açıklarlar ve sıkı bir kontrol kullanırlar. İtaatsizlik ortaya çıktığında anlaşılabilir kurallar koyarlar. Dünya cezadan oluşmaz, anne baba niyetini ve talebini açıklar. Aynı zamanda sıcak ve duygusal davranışlar sergilerler. Çocuklarının düşünce ve kararlarını dinler ve saygı gösterirler. Disiplin ve davranışlar hakkında sahip oldukları fikirleri ve tutumları çocukları ile tartışıp açıklama eğilimindedirler. Bu tutum sonunda çocuk yüksek özgüven, sosyal olgunluk ve yüksek akademik performans gösterirler.
Sonuç olarak, çocuğa belli sınırlar içinde özgürlük tanıyan, fiziksel ve ruhsal gereksinimlerini gerçekçi biçimde karşılayan, amaçlarına ulaşmasında çocuğa yardımcı olan, sorunlarına çözüm bulması için çocuğu cesaretlendiren, güven ve destek sağlayan, sevgi ve şefkat sunan demokratik bir tutumla çocuğa yaklaşılmalıdır.
Kaynak: Emine Yılmaz Bolat Tez Çalışması

YasliHasta.Com Mobil Uygulamalar

YasliHasta.Com Ailesi bir çok sektörden aydın insanları ekibinde barındıran ve tamamen bakıma muhtaç insanlarımız için proje üreten Türkiye'nin en saygın portallarından birisidir. Bu noktada ücretli veya ücretsiz bir çok mobil uygulamalar sizinle buradan tanıtılacaktır. Çağımızın bilgi teknoloji olması gereği ekibimizde bir çok teknoloji uzmanı barındırmaktayız. Siz değerli vatandaşlarımız portalımız sayesinde bir çok engeli sizler için oluşturduğumuz haber ve makaleler ile aşabileceksiniz... devamını oku

Yazarlarımız

*/