Facebook Sayfamızdan Bizi Takip Edebilirsiniz. 

Engellilik Kavramı

Genel olarak; "Engellilik bir kişinin özürlülüğü sonucu sosyal ve mesleki işlevlerini yerine getirirken karşılaştığı ayırımcı uygulamalar, toplumsal sınırlamalar ve dezavantajlardır." Kişinin toplumsal ya da engellilikten dolayı sahip olduğu dezavantajlarla yaşına, cinsiyetine, sosyal ve kültürel faktörüne bağlı olarak rolünü gerçekleştirememesidir. Engellilerin toplumsal hayata uymalarında yaşanan sorunlar engelli kişi ile onun çevresi arasındaki ilişki sonucunda ortaya çıkmaktadır

"Kişi yaşadığı toplumdaki diğer bireylerle, içinde bulunduğu sistemlere sahip olmasını engelleyen kültürel, fiziksel ve sosyal engellerle yüzleştiği anda toplumsal engellilik ortaya çıkar. Bu durum engelli bireyin diğer bireylerle eşit seviyede olmasını engelleyen kısıtlamalar ve kayıplardır. Örneğin; otistik olmak bir engelliliktir. Ancak bu kişi iş bulamadığı için toplumsal engelli durumuna düşmektedir." Bozukluk ve engellilik kavramı birbirinin yerine kullanılmaktadır. Bozukluk, uzuv eksiklikleri ya da işlev yoksunluğu hastalık kavramı da yer alabildiği gibi toplumda sakat, aciz, eksik ve acınacak bireyi ifade etmektedir. Toplumun engelli ve bozukluk kavramları arasındaki farkı her zaman ayırt etmediği göz önünde bulundurulduğunda engelliliğin genel kavramına ek olarak bu tanımların bir birinin yerine kullanılması yine toplumun engellilere karşı olan tutumlarını etkilemektedir.
Özürlülük
Özürlü kavramının birçok tanımının yapılmasına rağmen en çok, ".. .doğuştan veya sonradan bedensel, zihinsel, duygusal, ruhsal ve sosyal yeteneklerinin çeşitli nedenlerle kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan koruma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık veya destek hizmetlerine ihtiyaç duyan bireyi . " tanımlamaktadır. Örneğin, görmeyen biri anlama yeteneğini geliştiremez. Bununla birlikte uygulama yeteneği de olamamaktadır. Ancak görmeyen, duymayan biri daha zor durumda kalmaktadır. Duyu yoksa anlama yeteneği de gelişmemektedir. Çünkü özürlülük işlev kaybı yoksunluğu kavramıyla ele alınmaktadır. Başka bir tanıma göre özürlülük; ''Kişinin fizyolojik, psikolojik, anatomik yapı ya da işlevlerindeki herhangi bir eksiklik ya da anormalliktir. Özürlülük, aşağıdaki bozuklukları içermektedir;
 İskelet sistemi bozuklukları,
 Entelektüel (zeka, bellek ve düşünce) bozukluklar,
 Görme ile ilgili bozukluklar,
 Dil ve konuşma bozukluklar,
 İşitme bozuklukları,
 Diğer psikolojik bozukluklar,
 Biçim, görünüm bozuklukları,
 Jeneralize, duygusal bozuklukları,
 İç organ bozuklukları."
"Özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı % 50'nin üzerinde olduğu tespit edilen özürlülerden beslenme, giyinme, yıkanma ve tuvalet ihtiyacını giderme gibi öz bakım becerilerini yerine getirmede, kendi başına hareket etmede, iletişim kurmada zorluk veya yoksunluk yaşadığına ve bu becerilerin başkalarının yardımı olmaksızın gerçekleştirmeyeceğine tıbbi olarak karar verilen bireyleri ağır özürlü olarak tanımlanmaktadır." Birden fazla organ ve dokulardan özürlü olmak da mümkündür.
Engellilik
Engellilik kavramı şöyle ele alınmaktadır; "...doğuştan ve sonradan meydana gelen hastalıklar veya kaza sonucu oluşan sakatlık, vücudun görsel - işlevsel - zihinsel - ruhsal farklılıklar öne sürülerek toplumsal, yönetsel, tutum ve tercihler sonucunu yaşamın birçok alanında kısıtlanan, engellerle karşılaşan kişi ..." Şeklinde ele alınmaktadır. Zaman geçtikçe bu engellemeler artmaktadır. "Engellilik: Yaşa, cinsiyete, sosyal ve kültürel etkenlere bağlı olarak, özürlülük ve sakatlılık sonucu oluşan, o birey için normal olan bir işlevin yerine getirilememesi, tamamlanamaması ya da eksik kalmasıdır. Eksik kalan işlev, bir aktiviteyle sınırlı olmayıp yaşantıyı oluşturan rollerden biridir. Örneğin; fiziki bir engel vücudun belli bir kısmını ilgilendirse de, etkisi o bölgeye sınırlı olarak kalmaz ve sonuçlarıyla o kişinin yaşamını, toplumun bütününü etkiler. Aşağıda başlıca engellilik çeşitleri sıralanmıştır:
 Oryantasyonla ilgili engellilikler,
 Fizik bağımlılık yaratan engellilikler,
 Hareketle ilgili engellilikler,
 Sosyal durum ve integrasyonla ilgili engellilikler,
 Ekonomik yeterliliğini önleyen engellilikler. "
Belirtilen nedenlerle engelli tanımı, sahip olduğu yetersizlik yüzünden maruz kaldığı olumsuz şartlarla karşı karşıya kalan kişi olarak ifade edilmektedir. Özürlülük, engelli olmayı gerekli kılmaktadır. Engelli, mutlak yoksunluğa sahip kişiyi ifade etmektedir. Bu yoksunluk derecelendirilebilir. İnsan normal fonksiyonlara sahip değilse bu fonksiyon yerine getirilmediği, iyileştirilmediği sürece kişi engelli kabul edilmektedir. "Bir insan bir veya daha fazla majör hayat aktivitesine 'büyük oranda' kısıtlayan zihinsel veya fiziksel bozukluğa sahip ise engelli... ." olarak kabul edilmektedir "Majör hayat aktiviteleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır:
 Kendine Bakabilme; kişinin kendi yaşamının devamı, gelişimi veya iyi durumda kalabilmesi için yapması gereken aktiviteleri içerir.
 Yürüme; adım atarak yol alabilmek anlamına gelmektedir. Major aktivitelerden biridir.
 İşitme; sesin kulak tarafından algılanıp beyindeki işitme merkezine ulaşması ve yorumlanmasıdır.
 Görme; nesnelerin ışık aracılığıyla göz tarafından algılanıp, beyin tarafından yorumlanmasıdır.
 Nefes alma; oksijen alınıp karbondioksit verme biçiminde görülen eylemi ifade eder.
 Okuma; göz ve zihin koordinasyonu sonucu gözler sayesinde görülen kelimelerin zihin tarafından anlamlandırılması ile ortaya çıkan bir süreçtir.
 Çalışma; yaşamın sürekliliğini sağlayan sosyal bir faaliyet olarak, geçmişi insanlığın var oluşuna kadar uzanan insan yaşamının en merkezi alanlarından biridir.
 Konuşma; bir kişinin bir konu üzerinde sarf ettiği sözlere denilmektedir. Düşüncelerin bir kişiye veya topluluğa aksettirilmesi ve karşı taraf ile karşılıklı fikir alış verişinde bulunmak konuşma olarak adlandırılmaktadır.
 Öğrenme; en geniş anlamıyla deneyimler eğitim ve öğretim sonucu davranışta meydana gelen kalıcı değişiklik şeklinde tanımlanabilmektedir.
 Anlama; kısaca bir şeyin ne demek, neye işaret ettiğini kavrama anlamına gelmektedir.
 Düşünme; bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek karşılaştırmak ve aralarındaki bağlantıdan yararlanarak zihinsel yetiler oluşturmaktır.
 Konsantre olma; bir konuya zihinsel olarak belli bir süre odaklanabilmektir.
 Diğer insanlarla iletişim; insanlar arasındaki duygu, düşünce ve bilgilerin çeşitli yollarla bildirimi şeklinde değerlendirilir.
 Etkileşim; kişilerin nesneler veya kişilerle karşılıklı birbirlerini etkilemeleri şeklinde ele alınabilir. "1 Bu aktivitelerin azalması veya yokluğu kişiyi engelli durumuna sokmaktadır.
Bozukluk
Bozukluk, bir bireyin yeteneğindeki fonksiyonel kısıtlamalara karşılık gelmektedir "Azalmış görme keskinliği, eksilmiş işitme kapasitesi ... öğrenme kabiliyeti veya konsantre olabilme kabiliyetinin kaybı buna örnektir. Aynı zamanda kişide doku ve organ eksikliği oluşmasına karşın, yaşın ilerlemesi ile birlikte bazı fonksiyonlar azalabilir veya kaza ile birlikte hasara uğramış olabilir. Doğuştan olan şaşılık, görme fonksiyonunu tam gerçekleştiremese de ışığı algılar. Bozukluk genellikle davranış üzerinde de kullanılan bir kavramdır. Kişinin bulunduğu konumu da ifade eder." Bozukluk kavramının ele alan bir başka tanım ise; "Özürlülük sonucu oluşan ve normal bir insanın başarı ile sonuçlandırabileceği herhangi bir aktiviteyi gerçekleştirmede ortaya çıkan bir eksiklik ya da sınırlamadır. Bozukluk geçici, sürekli ve ilerleyen tipte olabilir. Bozukluk çeşitleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
 Davranış bozuklukları; kontrolsüz davranışlar sergilemek ruhsal yada fiziksel dengesizlikler nedeniyle davranışların normal seyrinden çıkması anlamına gelmektedir.
 İletişim bozuklukları; bir mesajın hedefe istenildiği gibi ulaştırılmamasına daha basit ifadeyle bir iletişim faaliyetinin istenildiği gibi yapılmaması ve sonuçta başarı elde edilmemesine yol açan fizyolojik, psikolojik ve davranışsal sorundur.
 Kişisel bakımla ilgili bozukluklar; vücut üzerinde akla gelebilecek tüm bakım ve hijyen durumlarının çeşitli nedenlerle aksaması şeklinde ele alınabilir.
 Tolerans azlığı; aynı durum karşısında gösterilen tahammül, karşı koyma kapasitesi şeklinde ifade edilebilir.
 Mekanik gereçlere bağımlılık gibi kişinin içinde bulunduğu durumlarla ilgili bozukluklar,
 Vücuttaki pozisyon bozukluklar,
 Beceri ve hünerle ilgili bozukluklar,
 Özel becerilerle ilgili bozukluklar,
 Hareketle ilgili bozukluklar,
 Diğer bozukluklar.
Aşağıdaki durumlar da bozukluk olarak kabul edilmektedir.
 Cehalet; bilmezlik, her türlü konuda habersiz olmak anlamına gelir. Kişi sağlığını ve varlığını tehlikeye sokan bir durumdur.
 Hapishane sicili; sosyal çevrede olumsuz kişilik algısına neden olmaktadır. Kişinin ruhsal, bedensel ve sosyal yaşantısını etkiler.
 Finansal problemler,
 Homoseksüellik; kendi isteği ile hemcinsi olan kişiye cinsel ilgi duyan eşcinsel anlamına gelmektedir.
 Travestilik; tıptaki anlamı psikolojik bir etkenden dolayı karşı cins gibi giyinme ve davranma isteğidir.
 Teşhircilik; dikkat ve ilgiyi üzerine çekebilmek için uygunsuz davranışlarda bulunma şeklinde ele alınmaktadır.
 Mavi gözler,
 Siyah gözler,
 Solaklık; sağ el yerine sol elin kullanılması.
 Sabırsızlık; acele etmek, beklemekten hoşlanmamak.
 Kloptomoni, gerek duyulmayan maddeleri çalma dürtüsü.
 Boy, kilo veya kuvvette normal sayılan sapmalar,
 Hamilelik; geçici süre anne adayının hareket kısıtlılığına neden olmaktadır.
 Yaş; kişinin sağlık düzeyinin değerlendirilmesinde ve çalışma hayatını etkiler.
 İllegal ilaç kullanımı.
DSÖ, engelliliği üç ayrı kavramla ele almıştır.
1. "Yetersizlik:Sağlık bakımından psikolojik veya fonksiyonlardaki eksiklik ve anormallik.
2. Özürlülük: Bir aktiviteyi normal tarzda veya normal kabul edilen sınırlar içinde gerçekleştirmedeki kısıtlılık veya yetersizlik.
3. Engellilik: Bir yetersizlik veya özür nedeni ile yaşa, cinsiyete, sosyal ve kültürel faktörlere bağlı olarak kişiden beklenen rolde kısıtlılık ve ya yerine getirememek.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK)'nun İnsan Hakları Bildirgesi'ne (İHB) Ek 3447 sayılı Sakat Kişilerin Hakları Bildirisinin 1. maddesine göre özürlü; 'Normal bir kişinin kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri bedensel ya da ruhsal yeteneklerindeki kalıtımsal ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlar sakattır.' şeklinde tanımlanmaktadır.
Engelliler için ayrı hizmetler değil, topluma yönelik sunulan tüm hizmetlerin içinde engelli kişilerin de yararlanabileceği şekilde hizmetlerin düzenlenmesinin önü açılıyor. Böylece, toplumdan tecrit edilme durumunun da önüne geçilmesi hedefleniyor. Kurumsal bakım modelinin yerini, toplum temelli bakım modeli alıyor. Engelliler alanında mevzuat düzenlemelerinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın görüşünün alınması şartı getiriliyor'' etlerinde engellere neden olmaktadır.

YasliHasta.Com Mobil Uygulamalar

YasliHasta.Com Ailesi bir çok sektörden aydın insanları ekibinde barındıran ve tamamen bakıma muhtaç insanlarımız için proje üreten Türkiye'nin en saygın portallarından birisidir. Bu noktada ücretli veya ücretsiz bir çok mobil uygulamalar sizinle buradan tanıtılacaktır. Çağımızın bilgi teknoloji olması gereği ekibimizde bir çok teknoloji uzmanı barındırmaktayız. Siz değerli vatandaşlarımız portalımız sayesinde bir çok engeli sizler için oluşturduğumuz haber ve makaleler ile aşabileceksiniz... devamını oku

Yazarlarımız

Muhammet Damar YasliHasta.comMustafa Ersin Şenkurt YasliHasta.comMehmet Mustafa Açıl YasliHasta.comYaşar Dereli YasliHasta.comyazar-yaslihasta-com-gkoseyazar-yaslihasta-com-aaydinyazar-yaslihasta-com-htdamaryazar-yaslihasta-com-bdamaryazar-yaslihasta-com-hakki-canyazar-yaslihasta-com-tum-yazarlarl

*/