Facebook Sayfamızdan Bizi Takip Edebilirsiniz. 

Görme Engelliler ve Sınıflandırılması

Halk arasındaki tanımı 'âma' ya da 'kör' olan görme engelli, görme gücünden yoksun olan kişiler demektir.
Körlüğün çok çeşitli tanımları olmamakla beraber, körlük tanımlarından en iyi tanımın hangisi olduğuna dair tartışmalar vardır.
Körlüğü “askerlik hizmetleri, okula giriş, vergi muafiyeti, iş kazaları, istihdam” gibi durumlar için biri birinden biraz farklı olarak tanımlamak zorunluluğu olduğunu ileri sürenler vardır. Gerekçeler mantıklı sayılabilir ancak bu farklılıklar uygulamada sorun yaratacağından ortak bir zemin bulmak gerekmektedir.


Amerika'da körlük tanımı şöyledir: “Gerekli ve mümkün olan bütün düzeltmeler yapıldıktan sonra en iyi gören gözünde normal görme gücünün en fazla onda birine sahip olana kör denilmektedir.”
İngiltere, bu sınırı daha da daraltarak, iyi gören gözde normal görüşün en fazla yirmide birine sahip olanları kör olarak değerlendirmektedir. 1954 yılında Dünya Körler Konseyi İngiltere tanımını benimsemiş ve ülkemizin de içinde bulunduğu üye devletlerine göndermiştir.
Ülkemizde, 222 sayılı yasanın Özel Eğitim Yönetmeliği bu tanımı benimsemiştir. Ancak askerlik hizmetinde çürüğe çıkma, gelir vergisi muafiyeti, işçi sigortası gibi uygulamalar tanımı benimsenmekten çok teşhis yetkisini tıp mercilerine bırakmıştır. Bunun sonucunda ortak bir ölçü benimsenmeyip farklı teşhis ölçüleri kullanılması sonucu az görenlerden tüm körlüğe kadar herkese kör raporu verildiği görülmüştür.
Tıp, eğitim, istihdam ve benzeri durumlar için tek bir tanım yapabilmek zordur. Ancak körlerle ilgili her türlü hizmet ve hukuki gerekler için kaynak olabilecek hukuken onaylanmış temel bir tanım yapılmalı ve körlerin gerçek sayısının bulunması ile ilgili hizmetlerin planlanıp geliştirilmesi kolaylaştırılmalıdır.
Görme engelliler değişik açılardan farklı gruplara ayrılabilir:
Engelli Oluş Zamanlarına Göre Sınıflandırma: Bu gruptaki görme engellileri doğuştan görme engelliler ve sonradan görme engelliler olarak ikiye ayırabiliriz. Doğuştan olduğu belirtilen görme kayıplarının büyük bir kısmı ya doğum sırasında ya da doğumu takip eden ilk beş yılda meydana gelmektedir. Gören kişinin bütün duyuları, görme fonksiyonuna uygun olarak gelişmektedir. Doğuştan görme özürlü olan kişilerde ise duyu gelişimi; araştırma ve tahminler ile gelişmektedir. Bu durum, az görenler, görme gücünü sonradan yitirenler ve doğuştan görme engelliler arasında temel farklılıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Doğuştan görme engelliler, görsel kavramı şekillendire-mezler. Görsel deneyimleri olmadıkları için, düşünceleri diğer duyuları ile şekillenmektedir. Görsel uyarılar ne kadar uzun süre algılanmışsa, o kişinin kavramları algılama ve şekillendirmesi ayrıca eğitim o denli başarılı olur. Sonradan görme engellilerde duyunun kaybı, doğuştan görme engellilerde ise duyunun hiç algılanmamış olması, görme engellilerin incelenmesinde doğuştan ve sonradan ayrımını ortaya çıkarmaktadır.
Engelli Oluş Nedenlerine Göre Sınıflandırma: Kalıtımsal nedenlerle görme gücünü yitirenler, gen ve kromozom yapısındaki bozukluklara bağlıdır. Ayrıca, annenin doğum öncesinde geçirmiş olduğu hastalıklar (kan uyuşmazlığı, kızamıkçık, frengi ...) sonucu meydana gelen görme özrü de kalıtımsal nedenlere bağlanmaktadır.
Doğrudan gözün tamamını veya bir bölümünü etkileyen hastalıklar sonucu görme gücü yitirilebilir. (katarakt, trahom, glokom...)
Kaynağını vücudun başka bir organından almakla beraber, göz ve gözün fonksiyonu üzerine etki eden hastalıklar sonucu görme gücü yitirilebilir. (menenjit, beyin tümörleri, verem ...).
Kaza nedeniyle görme kayıpları oluşabilir. (iş kazaları, patlamalar, sivri cisim batması, yanıklar, aşırı göz yorgunluğu .)
Yasal ve Eğitsel Açıdan Sınıflandırma: Yasal sınıflandırmada görme keskinliği ve görme alanı dikkate alınmaktadır.
 Kör: "Bütün düzeltmelerden sonra görme keskinliği 1/10'dan az olan, görme gücünden yararlanamayan kişiler" olarak tanımlanmak¬tadır.
 Az gören: "bütün düzeltmelerden sonra görme keskinliği 3/10'dan az olan (1/10-3/10), görme gücünden bir takım araç ve yöntemler olmadan yararlanamayan kişiler" olarak tanımlanmaktadır.
 Görme kaybı görme gücünün 1/10 ile 9/10 arasında görüş açısının ise 10°-20° arasında bulunması olarak tanımlanmaktadır.
 Körler için; görme kaybı 9/10, görme gücü 1/10, görüş açısı 10°-20°'dir. Az gören için; görme kaybı 3/10-7/10, görme gücü 1/10-3/10, görüş açısı 10°-20°'dir.9, 19, 23
 Eğitsel sınıflandırmada kör: "Görme duyusunu öğrenme için fonksiyonel olarak kullanamayan, öğrenmede işitme ve dokunma duyularına bağımlı olarak kabartma yazı ve konuşan kitaplar kullanan bireyler" olarak tanımlanmaktadır.
 Az gören ise; görme duyusunu öğrenme için kullanabilen veya görsel öğrenme materyallerinden yararlanabilen bireyler olarak tanımlanmaktadır. Az görenler normal puntolu ve büyük puntolu yazılı materyalleri okuyabilirler.9, 23
Görme Artığı Açısından Sınıflandırma
Görme engelliler, görme artığı açısından iki temel gruba ayrılabilir: körler ve az görenler. Ayrıca; her iki gözünde tüm körlüğü olanlar, ışık renk algısı olanlar, cisimleri fark edebilenler şeklinde ayrılabilir. Bu sınıflamalara ek olarak sadece görmesi özürlü olanlar ve ek özrü bulunanlar şeklinde de sınıflandırabiliriz.
Bu farklar eğitim açısından önemlidir. Çünkü renk ve ışık algısı olanda öncelikle kör eğitiminin konusu olmakla beraber, program ona bu sınırlı görme artığından yararlanma yollarını da göstermelidir. Renk ve ışık algısı uzay kavramının öğretilmesini kolaylaştırabilir. Tüm körler bu bilgiyi ancak söz düzeyinde alabilir. Cisimleri fark edebilenler kendi başına dolaşmak ve farklı açılardan da avantajlara sahiptir.
Spor Açısından Sınıflandırma
Spor açısından sınıflandırmaya göre her sınıf kendi arasında görme engellilerin yapabilecekleri spor branşlarını uygulamaktadır.
DERECELER TANIM
B1 Tamamen görmezler. Işık algısına sahip olabilirler ama herhangi bir mesafeden el şeklini tanıyamazlar.
B2 El şeklini algılayabilirler ancak görme keskinliği 20/600'den daha iyi değildir. Görme açıları görsel alanda 5 dereceden daha azdır.
B3 Görme açıları 5-20 derece arasındadır. 20/600-60/600 görme gücüne sahiplerdir.
Görme engelli hem kısmi görüşe sahip olan hem de görmeyen bireyleri kapsar. Görme kaybı olan her kişi özel eğitime ihtiyaç duymaz. Görme kaybı öğrenmeyi engellediği zaman özel eğitime gereksinim duyulur.

YasliHasta.Com Mobil Uygulamalar

YasliHasta.Com Ailesi bir çok sektörden aydın insanları ekibinde barındıran ve tamamen bakıma muhtaç insanlarımız için proje üreten Türkiye'nin en saygın portallarından birisidir. Bu noktada ücretli veya ücretsiz bir çok mobil uygulamalar sizinle buradan tanıtılacaktır. Çağımızın bilgi teknoloji olması gereği ekibimizde bir çok teknoloji uzmanı barındırmaktayız. Siz değerli vatandaşlarımız portalımız sayesinde bir çok engeli sizler için oluşturduğumuz haber ve makaleler ile aşabileceksiniz... devamını oku

Yazarlarımız

Muhammet Damar YasliHasta.comMustafa Ersin Şenkurt YasliHasta.comMehmet Mustafa Açıl YasliHasta.comYaşar Dereli YasliHasta.comyazar-yaslihasta-com-gkoseyazar-yaslihasta-com-aaydinyazar-yaslihasta-com-htdamaryazar-yaslihasta-com-bdamaryazar-yaslihasta-com-hakki-canyazar-yaslihasta-com-tum-yazarlarl

*/