Facebook Sayfamızdan Bizi Takip Edebilirsiniz. 

Yaşlılık Dönemiyle İlgili Kalıp Yargılar

Yaşlılık döneminde yaşanan fiziksel ve psikolojik değişimlere karşı toplumun geliştirdiği tutum ve değerler vardır. Toplumsal açıdan yaşlanmanın anlamı ve yaşlıya karşı tutum ve davranışlar hususunda toplumlar arasında farklılık görülmektedir. Geleneksel toplumlarda, yaşlılar, ikinci kuşağın yetiştirilmesinde ve kültürün korunmasında ciddi toplumsal roller üstlenen, görmüş geçirmiş ya da birikmiş görgülere sahip "kültür bekçileri" bireyler olarak görülürken, modern toplumlarda, üretkenliği bitmiş, aileye yük olan, bir an önce ölmesi beklenen bireyler olarak değerlendirilebilmektedir.

Toplumlarda yaşlılıkla ilgili yanlış bilgi ve kalıplaşmış yargılar bulunmaktadır. Bu kalıp yargılar bilgisizlikten ve yaşlı bireylerle iletişimin güncel ve profesyonel olmamasından kaynaklanır.

Bunlar;

-  Yaşlının üretken değil tüketici olduğu düşünülmesi; yaşlıların üretkenliği yaşlılıkta azalmış olsa da devam edebilir. Hastalık gibi engelleyici bir durum yoksa yaşlı bireyler üretime katılma istek ve eğilimindedirler. Dünyada çok sayıda yaşlı aktif şekilde yaşamına devam etmektedir.

-  Yaşın kronolojik olarak artması ile yaşlanmanın önlenemeyeceği düşüncesi veya şifası olmayan bir hastalık olarak bakılmasıdır. İyi bir hayat felsefesi ile keyifli bir yaşlılık geçirilebilir. Yaş sağlıklı olmak için engel değildir. Düzenli olarak yapılan aktivitelerle 80-90 yaşında bile sağlıklı ve dinç olunabilir. Zihnen, bedenen ve sosyal olarak aktif olan yaşlılar daha zinde ve dinç kalmaktadırlar.

-  Yaşlıların akranları ile bir arada olma istekleri, gençlerle anlaşamayacakları düşüncesi; yaşlıların kazanımları ve gençlere aktaracak deneyimlerinin fazla olması özellikleri vardır. Yaşlı gençle kendini yenileyebilir. Gencin bedensel enerjisi, dinamizmi, yaşlının bilgeliği ile bütünleşerek daha üretken ve yaratıcı toplum oluşturulabilir. Yaşlının çevresinde onun tecrübelerinden yararlanmak isteyen gençlerin varlığı yaşlıları çok mutlu edecektir.

-  Bellekte zayıflama, düşünme ve problem çözme gibi zihinsel yetilerde azalma ile kendini gösteren demans ya da bunama yaşlılarda daha sık görülür. Ancak yaşlıların hepsi demansı yaşamayabilirler. Yaşam kalitesi yüksek ve üretkenliğini sürdüren ileri yaşlardaki bireylerde demansın görülme sıklığı düşüktür. Ayrıca unutkanlık yaşlılara özgü değildir. İnsanlar önceki gelişim dönemlerinde de unutkanlığı yaşayabilirler. Gençlerin unutkanlığı iş yükü, dalgınlıkla açıklanabilirken yaşlı bireylerde yaşlanmanın sonucu olarak görülür.

-  Yaşlılıkta hoşgörü ve esneklik kaybının olduğu inancı doğru değildir. Hatta yaşam ve deneyimler yaşlıda hoşgörü ve esnekliği daha da artabilir. Hoşgörülü ve esnek olmamak yaşlılığa özgü değildir bir kişilik özelliğidir. Bununla, tahammülsüzlük kastedilir. Oysa bireyin toplumsal hayata bakış açısı ve uyum yetisi, hayat boyu oluşturmuş olduğu bireysel kişiliğiyle ilgilidir. Bu konuda yaşlı birey, yaşlılığından önce nasıl bir kişilik özelliğine sahipse bu dönemde de o özelliğini büyük ölçüde devam ettirir. Yani söz konusu kalıp yargı, sadece yaşlılık dönemiyle sınırlı değildir.

-  Yaşlılık döneminin öznel bir barış ve sükûnet çağı olduğu vurgulanır. Hâlbuki bu dönemde bireyler, fazla stres yaşarlar ve bu durum onlar için daha yıkıcı bir psikolojik etki gösterebilir.

Yaşama sevincinin yaşlılık döneminde kaybolacağı, gençlik yaşamın mutlu dönemi yaşlılık hayatın mutsuz dönemi inancı; yaşlılık sorunların olduğu bir dönemdir. Fakat yaşama sevinci kaybolmaz. Gerçekçi hayat felsefesine sahip olan birey en küçük şeylerden mutlu olabilir. Beklenti düzeyini yüksek tutan ihtiraslı yaşlılar hep daha fazlasını istediklerinden mutlu olamazlar. Bir araştırmada gençlerden 60 yaş ve üstündekilerin "yaşamınızdan ne kadar memnunsunuz?" sorusuna verecekleri cevapları tahmin etmeleri istenmiştir. Gençler büyük oranda yaşlıların yaşamlarından hoşnut olmadıklarını tahmin etmişlerdir. Aynı soru yaşlılara sorulduğunda % 73'ü yaşamlarından memnun olduklarını söylemişlerdir. Ancak %6'sı memnun olmadığını söylemiştir.

Emekliliğin kötü bir şey olduğu düşüncesi; emekli olduktan sonra üretken olmayı beceren insanlar daha geç yaşlanmaktadır. Emekliliği felaket olarak değerlendiren insanların sağlıkları da emeklilik sonrasında hızla bozulmaktadır.

Bu ön yargıların birçok sakıncaları vardır. Ön yargılar yaşlıları oldukları gibi algılamamızı zorlaştırıp onlarla ilgili daha gerçekçi planlar yapmayı, politikalar geliştirmeyi engelleyebilir. Çalışma ve eğlenmeyi mutlulukla sürdürmeyi güçleştirebilir ve kuşakların birbirinden uzaklaşmasına, kopmasına yol açabilir.
Önyargılar doktorlar ve psikologlar gibi profesyonel kişilerde de bulunmaktadır. Bir hastalığın belirtilerini hastalığa bağlı değil de yaşlılığa bağlayabilirler bu da düzelebilecek durumların tedavisini güçleştirmektedir. Bu ön yargılar, yaşlı bireyin ve ailesinin bir hastalığı yaşa bağlayarak normal kabul etmeleri, sağlık kuruluşlarına başvurmayı engelleyerek tedavi edilebilecek hastalıkların tedavisinin yapılamaması ve kişinin yaşam kalitesi ve doyumunu etkilemektedir.

YasliHasta.Com Mobil Uygulamalar

YasliHasta.Com Ailesi bir çok sektörden aydın insanları ekibinde barındıran ve tamamen bakıma muhtaç insanlarımız için proje üreten Türkiye'nin en saygın portallarından birisidir. Bu noktada ücretli veya ücretsiz bir çok mobil uygulamalar sizinle buradan tanıtılacaktır. Çağımızın bilgi teknoloji olması gereği ekibimizde bir çok teknoloji uzmanı barındırmaktayız. Siz değerli vatandaşlarımız portalımız sayesinde bir çok engeli sizler için oluşturduğumuz haber ve makaleler ile aşabileceksiniz... devamını oku

Yazarlarımız

Muhammet Damar YasliHasta.comMustafa Ersin Şenkurt YasliHasta.comMehmet Mustafa Açıl YasliHasta.comYaşar Dereli YasliHasta.comyazar-yaslihasta-com-gkoseyazar-yaslihasta-com-aaydinyazar-yaslihasta-com-htdamaryazar-yaslihasta-com-bdamaryazar-yaslihasta-com-hakki-canyazar-yaslihasta-com-tum-yazarlarl

*/